Halk arasında sık sık kullandığımız kelimelerdendir pişmanlık. Aslında bu cümle genellikle geçmişte yapılan hatalardan kaynaklanır. Pişmanlık bir özlemi ifade eder ve de insana tecrübe aktarımı kazandırır. Pişmanlık lafını en çok seçme hakkını kendi profilinden, yeteneğinden, becerebilecekleri yerine yanlış tercih yapanlardan daha çok duyarız.
Pişmanlık en çok başlangıçta eğitimde, meslek seçiminde, ticarette, zanaatta, tarımda, finansta ve de son yılların modası haline gelmiş olan basit gibi görerek çiftlerin hayatlarını, geleceklerini karartan boşanmalarda görülür.
Aradığı kriterler bunlar değil de başka seçenekler varken seçme zorunda kalanların sitemleri, ahları, vahları zaman aşımına uğradığı için bazen tecrübeden başka bir işe yaramayabilir. Aslında pişmanlık zayıflık değil olgunlaşıp büyüdüğünün eseridir. Pişmanım diyorsun ama yarın iyi ki ders almışım deme ihtimalin olabilir. Çünkü insan en çok yanlış yaptığı zaman doğruları sahiplenmiş olur bu da dersini almışım demektir.
Pişmanlık, yaptığın yanlış tercih hayatın bize sunduğu en büyük derstir. Hiç hata yapmayan hiçbir iş yapmayandır. İnsanın en büyük pişmanlığından biri de doğru zamanda yanlış kişilerle beraber olmasıdır. Yaptıklarından dolayı pişman olacağına yapmadıklarından dolayı pişman olmak daha akılcıdır.
Hata insanı büyütür. Pişmanlık geç kalmış bir farkındalıktır. Zamanında yapamadıklarına sonradan üzülmenin bir yararı olmaz. Pişmanlıklar geri gelmez. Önemli olan şimdiki aklınla ne yapmandır. Gittiğin yollardan tekrar geçmek istesen de o yol eski yollar değil, sende eski sen değilsin. Hayatın tekrarı olmadığını görürsün yaptıklarımdan pişman değilim aklım hala yapamadıklarımda demekte bir seçenektir.
Yaptığın doğruları iyilikleri fedakarlıkları geri istemek pişmanlığın eseridir. Pişman olmamak için şimdi doğru olanı yapmaktır pişmanlık insanı olgunlaştırır. Pişmanlık geç kalmış bir farkındalıktır. İnsanoğlu beşerdir şaşar hiçbir insan kusursuz yaratılmadığını, doğası gereği yanılıp hata yapabileceğini, bu hataları hoşgörüyle hayra yormanın da bir erdemlik olduğu bilincinde olmaktır.
Pişmanlığın başka bir versiyonuna bakarsak sektör seçimindeki pişmanlıktır. Dışı seni yakar içi beni yakar misali dış görünüşe aldanıp, yapmak istediği işletme hakkında hiçbir alt yapısının olmadığı, mesleki bilgisinin, tecrübenin ve mali durumunun sınırlı olduğu, resmi belgeden yoksun, yer seçiminin yanlış yerde olduğu, araştırmadan iş hayatına başlayıp uzun zaman geçmesine rağmen beklentilerinin karşılanmadığı görüldüğünde pişmanlıkların ardı kesilmez.
Kendine göre tek bir şansı vardır o da fiyatı düşürmektir. Düşürmekle rekabet edeceğini sanır. Rekabet edeceği işletmelerin büyük bedeller ödeyerek yıllarını verdiği her türlü kurumsal kimliğe sahip olan işletmelerle rekabet edemeyeceğini anlayınca da istisnalar hariç “Sahibinden devren satılık, devren kiralık” ilanlarına başvurur ve de pişmanlıklar devreye girer. Pişman olmamak için hangi iş kolunu seçmek istersen iste bir bilene sormak pişman olmamanın ilacıdır.
En büyük pişmanlık söylemediği sözleri, değerlendiremediği fırsatları, yanlış eş seçimi, yanlış meslek seçimi, ertelediği hayalleri, sevdiklerine ayıramadığı zamandır pişmanlık.