Başıboşluluk kendi başına bırakılmış, salıverilmiş bir işe bir kimseye bağlı olmayan bir kurum ve kuruluşa bağlı olmayıp yönetimsiz, denetimsiz, serbest, kendi havasında yani kısacası başkalarının ne yaptığı değil hayata ben kendim yön veririm havasına girenler başı boşlukta olanlardır.
Başıboşluluk içerisinde yaşayanlara sorsan bu ülkede bireysel özgürlük var cevabını alırsın. Oysa ki başıboşluluk kimi zaman özgürlük gibi görünse de genellikle acımasızlık, disiplinsizlik, verimsizlik getiren tehlikeli bir serbestlilik halidir.
Kainatta başıboşluluk yoktur. Senin altında bilmediğin nice hakikatler vardır. Kainattaki mükemmel düzeni ve her olayın arkasındaki ilahi bir hikmeti vurgulayan derin bir tefekkür vardır.
Meydanı boş bırakırsan mutlaka o boşluğu dolduranlar çıkar. Çünkü herhangi bir ortamda kendisini denetleyecek veya hesap soracak kimsenin olmadığını fark eden kişi ve kişiler bu durumu fırsat bilerek daha da aşırıya giderek kuralsız, hukuksuz, vasıfsız kişilerin rahat davranmasına fırsat verirsin.
Cahile meydanı boş bırakırsan ayaklar kendini baş oldum sanar bir alanı, bir imkanı ehil olmayan, yetkin olmayanlara bırakmanın liyakatsizlerin kontrolüne geçmesine sebep olur. O zamanda hukukun, nizamın olmadığı bu türlü zamanlarda kendilerini kanun koruyucu gibi görüp kendi kurallarını koyarak boşluğu doldurmaya çalışırlar.
Eğer bir şeyler iyi gitmiyorsa ve de üst üste gelmeye devam ediyorsa, muhtemelen birileri o boşluğu dolduracaktır.
Boşluk daima aramızdadır. Zaman ise bize bağlıdır ancak zaman boşluktan daha acımasızdır. Bir şeylerin boşluğunu hissediyorsan ve de ihmalkar davranıyorsan o boşluğu dolduracaklara zemin hazırlarsın. Er geç bunun ceremesi sana da döner
İnsanın içindeki boşluk ne kadar büyürse o boşluğu doldurma çabası o denli ümitsizliğe sürükler. İnsanı önemli olan geldiğin zaman boşluk dolduran değil gittiğin zaman yeri doldurulamayacak kişi olmandır.
Her ne kadar söylenecek en doğru şey sessiz kalmak ise de, meydanı ehil olmayan kişilere bırakmak her iki cihanda da zahiri ve manevi sorumluluğun bilincinde isen sorumluluktan kaçamazsın.
Sektörel sorunlara bakıldığında son yıllarda, son aylarda meydanı boş bırakmanın sektörün kurumsal kimliğine, resmi gayri resmi kazanımlarını sekteye uğratmaya çalışanları görmek, duymak, okumak, hiç bir resmi kimliği olmayan içerik bakımından hiç bir veriye dayanmayan bilgileri, paylaşımları görmek etkisi ve yetkisi olan başta odaların sorumluluk makamında olan STK’ ların meydanı boş bırakmasından kaynaklanıyor.
Sonuç olarak başıboşluluk umarım bizleri yeni kararlar almaya, yeni düşüncelere, yeni başlangıçlara yol açar.
Öncesinde bugünlerde olduğu gibi ilerde de daha aşk ve şevkle gelin tanış olalım, işlerimizi kolay kılalım, sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz
Önceki : AĞLAYALIM MI GÜLELİM Mİ?
Sonraki: ÖFKEYLE KALKAN ZARARLA OTURUR